Yaratıcı Olmak
Prof. Dr. İsmet Barutcugil
Günümüzün organizasyonları karşılaştıkları sorunlara özgün ve
hızlı çözümler bulmak zorundadırlar. Hızlı değişim ve acımasız küresel rekabet
her sorunun yeni ve yaratıcı yaklaşımlarla çözülmesini gerektirmektedir.
Farklılık yaratamayan; yeni ürünler, süreçler, kaynaklar, sistemler
geliştiremeyen organizasyonlar rekabetçi güçlerini kısa sürede
kaybetmektedirler. Bu nedenle, bugünün organizasyonları geçmiş dönemlerde hiç
olmadığı kadar yaratıcı düşünen insanlara ihtiyaç duyuyorlar.
Yaratıcı insan özgün düşünen, ilginç ve yararlı fikirler ortaya koyan, ele
aldığı soruna başkalarından farklı açılardan bakabilen insandır. Alışılagelmiş
düşünce kalıplarından ve çevrenin sınırlayıcı baskılarından kurtulmayı
başarabilmiş insandır.
Bir insanın yaratıcılığını engelleyen çoğu duygusal nitelikli çeşitli etkenler
bulunmaktadır. Bunlardan bazıları; önyargılar, başarısızlık korkusu, gülünç olma
endişesi, güvensizlik, şaşkınlık, kıskançlık, aşırı isteklilik ya da
isteksizlik, olumsuz zihinsel tutum, kayıtsızlık, kendini beğenme, uyumlu olma
endişesi, bağımlılık duygusu ve otoriteye aşırı güvenmedir. Bütün bunlar,
insanları kalıplaşmış düşünce alışkanlıkları içinde tutmakta, sonuçta
çözümsüzlüğe ya da en azından sıradan çözümlere götürmektedir.
Yaratıcılık, doğuştan gelen bir yetkinlikten çok, sonradan, zaman içinde
kazanılan ve uygun bir ortamda geliştirilen bir düşünme ve davranış biçimidir.
Bu tarz düşünme ve davranma yetkinliğini geliştirmek ve modern iş dünyasının
aranan bir profesyonel çalışanı olmak isteyen kişilerin bilmesi ve beceri
geliştirmesi gereken bazı önemli konular var.
Modern ve yenilikçi organizasyonlarda etkinliği olan yaratıcı insanlar
içgüdülerine güvenerek ve bağımsız düşünme alışkanlığını koruyarak kararlar
alırlar. Bu nedenle, yeni ve farklı konuları gündeme getirmekten korkmayın.
Önsezilerinizi ve yaratıcı hayal gücünüzü çekinmeden kullanın. Başkalarının
henüz fark etmediği sorunları keşfedin. Sorunları ve çözüm yollarını seçmede
kendinizi özgür hissedin, özgürce düşünmek ve davranmaktan çekinmeyin.
Yaratıcı insanlar işlerini anlamlı ve önemli görürler ve işlerine duygusal
olarak gönül bağıyla bağlanırlar. İşlerini keyifli ve mücadele gerektiren bir
uğraş olarak görürler. İşinize önem ve anlam kazandırmak elinizdedir. İşinizi
nasıl gördüğünüz ve kendinizi nasıl adadığınız bu konuda sizin vereceğiniz
karara ve göstereceğiniz kararlılığa bağlıdır.
Yaratıcılığı destekleyen önemli bir kişisel özellik de güven duygusu ve açık
iletişimdir. Yaratıcı olmak istiyorsanız, kendinize güven duymanız, insanlara
güvenle yaklaşmanız ve açıklık ve dürüstlüğü kendinize çalışma ilkesi edinmeniz
gerekir.
Yaratıcı insanlar, düşünmeye ve yeni fikirler üretmeye zaman ayırırlar. Zaman
yönetimi konusunda ustalık kazanın, günlük olağan işlerinizi zamanında bitirin,
uzatmayın, ertelemeyin. Fikirler üzerinde düşünmeye, yaratıcı çözümler üretmeye
olabildiğince çok zaman yaratın.
Yaratıcı insanlar çalışırken eğlenirler. İşlerini oyun gibi
görürler. Siz de işinizi keyifli bir eğlence olarak görün. Çalışmanıza uygun
ölçüde espri katın. Espri yeteneği yaratıcılıkla paralel giden bir özelliktir.
Yaratıcı insanlar başkalarından olabildiğince çok fikir desteği alırlar. Yeni
fikirlere açık ve önyargısız yaklaşırlar. Fikir çatışmalarından kaçınmazlar ve
bunları yeni fikirler için uyarıcılar veya tetikleyiciler olarak görürler.
Çalışma ortamlarınızda iş arkadaşlarınızla, yöneticilerinizle fikir
tartışmalarından kaçınmayın, tartışmalara hoşgörülü yaklaşın, insanlarla değil
fikirlerle uğraşın. Yaratıcı insanlar fikirlerle ilgilenirler, olaylara,
nedenlerine ve insanlara odaklanarak zamanlarını ve enerjilerini boşa
harcamazlar.
Yaratıcı insanların bir diğer özelliği de risk almaya açık olmalarıdır.
Sonuçları belirsiz ve riskli de olsa kararlarınızı ve uygulamalarınızı cesaretle
sürdürün. Hataları ve başarısızlıkları tekrarlanmaması ve bedelinin çok yüksek
olmaması kaydıyla hoşgörü ve anlayışla karşılayın. Bunları vazgeçme, geri dönme
nedeni olarak değil, sürekli iyileştirme yolunda alınmış dersler olarak görün.
Yakın geleceğin iş insanları, planlanmayan, hatta tahmin dahi edilmeyen
durumlarla sıklıkla karşılaşacaklardır. Teknik, ekonomik, sosyal, yasal ve
benzeri alanlarda köklü değişiklikler peş peşe gelecektir. Çoğu önemli sonuçlar
doğurabilecek bu tür değişikliklerden olumsuz etkilenmemek, hatta onları
fırsatlara dönüştürebilmek için hem çok hızlı hem de çok farklı çözümlere
ihtiyaç duyulacaktır. Gelecekte var olabilmek ve öne çıkabilmek için değişimlere
uyum sağlamak (hatta değişimleri başlatmak) ve sürekli farklılıklar yaratmak
kaçınılmaz olacaktır. Bütün bu nedenlerle, yaratıcı insanlar günümüzün ve
geleceğin organizasyonlarında kritik önemi olan vazgeçilmez elemanları
olacaklardır.