Ve Orta Yaşlılar
İş yaşamındaki hızlı değişimin en olumsuz etkilerini ortada yakalananların, diğer bir ifadeyle, yaşı 35-55 arasında olanların yaşadığı bir gerçektir. Bugün bu yaşlarda olan insanların önemli bir kısmı, 20-25 yıl önce aldıkları eğitimde öğrendikleri bilgilerin ve becerilerin çoğunun geçerliliğini yitirmekte olduğunu üzüntü ve şaşkınlıkla izlemektedir.
Bu durumun bir göstergesi de orta yaşlardaki insanların çoğunun artık eğitimini aldıkları mesleklerde çalışmamalarıdır. Yaşam ve iş koşulları onları farklı alanlara yönlendirmiş, farklı uzmanlık alanlarında ilerlemelerini sağlamıştır. Bir çok kişi, temel eğitimini almadıkları alanlarda bazen tesadüflerin yardımıyla bazen de el yordamıyla deneyerek yanılarak ilerlemektedir.
Çoğu insan, bir üniversiteye ve fakülteye başlarken o dönem için çekici bir alanı tercih etmekte, ancak mezun olup iş hayatına atıldığında seçtiği alanın artık eski çekiciliğine sahip olmadığını görmektedir. Dört beş yıl içinde yaşanan bu durum şüphesiz 20-25 yıllık bir dönemde etkisini katlanarak göstermektedir.
Bu durumun yadırganmaması ve fazlaca bir endişe yaratmaması gerekir. Günümüzün çok hızlı değişen iş yaşamında artık bir kişinin her dört-beş yılda bir ciddi anlamda iş veya meslek değiştirmesi olağan karşılanmaktadır. Diğer bir ifadeyle, bir çalışanın 20-25 yıllık kariyerinde dört-beş değişik mesleğin ilgi alanlarında uzmanlık kazanması oldukça sık karşılanan bir durumdur.
Yeni meslekler ve uzmanlık alanları; internet, uzaktan eğitim ve iyi programlanmış sertifika programları yoluyla oldukça kısa sürede ve etkili bir şekilde kazanılabilmektedir. Yeni bir meslek edinmek için artık dört yıllık üniversite eğitimlerine gerek kalmamıştır. Yeni mesleklerin uzmanlık bilgileri bilgi işlem ve iletişim teknolojileri yardımıyla hızla aktarılmakta ve kullanıma hazır hale getirilebilmektedir.
Bu nedenle, günümüzde, çalışanların iş veya meslek değiştirmekten korkmamaları, yeni bir alanda uzmanlaşmayı gözlerinde büyütmemeleri gerekir. Ancak, böyle bir değişimi ve yenilenmeyi başarabilmeleri için bazı kişisel yetkinliklere sahip olmaları gerektiğini de bilmelidirler. Bu yetkinlikler arasında; esneklik, hoşgörü, yeniliklere açık olmak ve cesaret başta gelmektedir. Kendini tanıyan, çevresindeki insanları anlayan ve duygularını yönetebilen insanlar bu değişim sürecinde sorun yaşamayacaklardır.
Ancak, orta yaşlarda ve organizasyonların orta basamaklarında olan çalışanların değişmesini ve kendilerini yenilemesini engelleyen bir dizi faktör bulunmaktadır. Bunların başında da alışkanlıkları bırakamamak, eskilerden kurtulamamak ve artık işe yaramayan bilgi ve becerileri terk edememek gelmektedir. Çoğu insan için unutmak öğrenmekten daha zor gelmektedir. Duygular ağır basmakta, insan, kendisini o güne kadar getiren ve sahip olduğu bir çok şeyi ona kazandıran bilgi ve becerilerini, alışkanlıklarını bırakmak istememektedir. Eski eşyalarını atmaya kıyamayan, belki bir gün lazım olur diye bir kenarlarda biriktiren insanlar gibi bazı çalışanlar da bilgilerini, belgelerini, huylarını, davranışlarını, alışkanlıklarını, arkadaşlıklarını terk edememektedirler. Bir tür kaybetme korkusu içinde eskilere elveda diyemeyen insanlar, böylece, yeniler için zihinlerinde, yaşamlarında, iş ortamlarında yer açamamaktadırlar.
Orta yaşlardaki insanların, eğer işlerini ve ilişkilerini sorgulamaya başlamışlarsa ve yaşamlarındaki beklentilerini karşılayamadıklarını düşünüyorlarsa yapabilecekleri en doğru davranış bütün cesaretlerini toplayıp değişim için eyleme geçmeleridir. Çünkü, unutmamaları gereken bir gerçek; şu anda yaptıklarını yapmaya devam ederlerse, gelecekte de şu anda sahip olduklarına (belki çok daha azına) sahip olacaklarıdır.