Her İnsana Her Yaşta Eğitim

İsmet Barutcugil

Artık herkese, her yaşta eğitimin gerekli olduğu bir çağda yaşadığımızı anlamak zorundayız. Sahip olduğumuz bilgi ve becerileri ekonomik, sosyal ve teknolojik çevredeki değişimin hızı ile uyumlu bir şekilde değiştiremediğimiz taktirde kısa sürede işe yaramaz olmamız kaçınılmazdır. Bugün işe yarayan bilgi ve beceriler hızla geçerliliğini yitirmekte, güncel olarak nitelenen bilgilerin kısa süre sonra son kullanma tarihleri dolmaktadır.

Bu durumda yapılacak tek şey yaşam boyu eğitime devam etme kararını almak ve bunun gereğini yapmaktır. Burada eğitimle kastedilen yalnızca üniversitelerin akademik eğitimleri, yüksek lisans veya doktora eğitimleri değil, hemen her ortamda alınabilecek her türdeki mesleki ve teknik bilgi - beceri eğitimleri ve kişisel gelişim programlarıdır.

Şüphesiz, ülkenin her tarafındaki üniversitelerden ve yüksek okullardan her yaştaki insana yönelik sürekli eğitim programları geliştirme ve uygulama konusunda öncülük etmeleri beklenecektir. Sahip oldukları fiziksel alt yapıları ve akademik kadroları nedeniyle bu girişimi en düşük maliyetle gerçekleştirebilecek kurumlar onlardır. Önümüzdeki dönemde artacak eğitim ihtiyacına cevap verebilecek programları geliştirmek ve bilgiye acil ihtiyaç zeki insanlara sınıflarını açmak durumundadırlar. Ancak, bu kurumlar ve akademik kadrolar dünyadaki ve ülkedeki gelişmelere uygun güncel ihtiyaçları karşılayabilecek eğitimleri vermelidirler. Bilimsellik adına 20-30 yıl öncesinin teorik ve teknik ayrıntılarına takılıp günün gerçeklerinden ve gerektirdiklerinden uzaklaşmamalıdırlar.

Önümüzdeki yıllarda, ekonomik gelişme hızlandıkça çok daha fazla sayıda yetişkin insanı üniversite kampuslarında göreceğiz. Akşam ve hafta sonu sınıfları daha dolu olacaktır. Akademik konuların yanı sıra uygulamaya dönük kısa süreli meslek kursları da yoğun ilgi görecektir. Bu tür eğitim - yetiştirme programlarının çoğalması ve çeşitlenmesi kaçınılmaz olacaktır.

Değişik  kariyer alanlarında çalışan çok sayıda insan becerilerini geliştirmek ve bilgilerini güncellemek isteyecektir. Ekonomi ısındıkça en yeni bilgilere ve geçerli becerilere sahip insanlara olan ihtiyaç artacaktır. En kolay ve en önce iş bulanlar onlar olacak ve ücret pazarlığında avantajı ellerinde tutacaklardır.

Diğer taraftan, çok sayıda deneyimli çalışan da kariyer değişikliği isteklerini destekleyecek şekilde farklı alanlarda kurslara katılacaktır. Onlar, yeni bir iş alanında yetkinlik kazanmak için bir dizi eğitim almak ve sertifika programlarına katılmak isteyeceklerdir.

Çeşitli nedenlerle işlerinden ayrılmış, işini kaybetmiş çalışanlar ve özellikle beyaz yakalılar da bu “serbest” zamanlarını verimli bir şekilde doldurmak için eğitim programlarına katılmak isteyeceklerdir. Böylece kendi alanlarında olup bitenleri daha iyi görme ve düşünebilecekleri diğer iş alanlarındaki kariyer fırsatlarını keşfedebilme fırsatlarını yakalayacaklardır.

Şirketler ise artan ve niteliği değişen insan kaynakları ihtiyaçlarına cevap verebilecek uygun elemanları bulabilmek amacıyla yakın çevrelerindeki üniversite ve yüksek öğretim kurumlarını spesifik kurslar ve eğitim programları düzenlemeye teşvik edeceklerdir. Bu şirketlerin deneyimli üst düzey yöneticileri ve uzman elemanları da eğitici olarak görevler üstlenerek arzulanan niteliklerde insanların yetişmesini kolaylaştıracaklardır. Bu tür programları destekleme anlamında, belirli kurslara kayıt olan “öğrenci”lere eğitimi tamamladıklarında iş bulma güvencesi vereceklerdir. 

Artık her insan; yaşı, sonu, sınırı olmayan bir eğitim sürecine girmeye hazır ve istekli olmalıdır. Eğitim, kişisel ve kurumsal anlamda başarı için bugünün ve geleceğin en can alıcı konularının başında gelmektedir. Eğitimin öneminin farkında olmayan kişiler ve kurumlar ise yakın bir gelecekte bunun bedelini ödemek zorunda kalacaklardır.