Takım Oyuncusunun Profili

Prof. Dr. İsmet Barutcugil

Takım oyunu, günümüzde iş ortamlarının tartışılmaz kuralıdır. Hiçbir iş artık kişisel çabalarla sonuçlandırılabilecek kadar basit değildir. İşlerin boyutları ve karmaşıklık düzeyleri tek bir kişinin sahip olabileceği bilgi ve beceriler düzeyini çoktan aşmıştır. Organizasyonlar çoğunlukla proje tabanlı işlerde, farklı niteliklere ve becerilere sahip insanlardan oluşan takımlarla çalışmak durumundadırlar. Bireysel düşünen ve davranan yöneticiler ve çalışanlar çoğu kez kötü performansla sonuçlanan ve kendilerini yoran, yıpratan uğraşlar içinde olurlar. Sonuçta, kendilerine ve çalıştıkları kurumlara ciddi zararlar verirler.

Takım oyunu oynamak belirli bir olgunluk düzeyini gerektirir. İnsanların ben-sen-o tartışmaları ile geçen bağımlılık ve bağımsızlık dönemlerini aşmış ve kendilerini belirli saplantılardan arındırmış olmaları gerekir. Başkalarını küçük görme ya da bunun tam tersi olan aşağılık kompleksi takım oyununun en belirgin engelidir. Takım oyuncuları her şeyden önce kendilerini ve diğerlerini eşit görmeli, kendilerini ve diğerlerini aynı derecede ilgi ve saygıya değer bulmalıdırlar.

Takım oyunu, keyifli bir çalışma tarzıdır, bundan zevk almasını bilmeyenler, bunun coşkusunu yaşayamayanlar iyi birer takım oyuncusu olamazlar. İşini ve iş arkadaşlarını sevmeyen; işyerinde arkadaşlarıyla bir arada bulunmaktan coşku duymayan insanların başarılı bir takım oluşturması beklenemez. İnsanların yalnızca kendi işlerini yapmaları yüksek performanslı takımlar için yeterli değildir. Takım oyuncuları, ortaklık bilincini ve bunun getirilerini anlamış olan insanlardır.

Bir takım oyuncusunun en önemli özelliği güven duygusuna sahip olmasıdır. Bu, kendine ve diğerlerine güven duymak olduğu kadar, güvenilir olmayı da bilmek anlamına gelir. Bir takımın üyeleri arasında güven duygusu oluşmadığında diğer özelliklerin olmasının hiçbir anlamı olmayacaktır. Birbirine güvenmeyen insanlar, açık ve dürüst iletişime giremezler, bilgilerini ve duygularını paylaşamazlar, ihtiyaç duyduklarında gerekli desteği, dayanışmayı göremezler. Güvensizlik, açık iletişimi engellediğinden önyargılar, varsayımlar, kararsızlıklar birbirini izler, çatışma nedenleri artarda ortaya çıkar.

Başarılı takım oyuncusunun diğer önemli bir özelliği de değişime ve yeniliğe açık olması, yeni durumlara ve insanlara hızlı ve kolay bir şekilde uyum sağlayabilmesidir. Değişimi, bir tehlike veya tehdit olarak gören insanlar başkalarıyla birlikte yaratabilecekleri fırsatları, takım çalışmasının potansiyelini keşfedemezler. Çoğu kez, aile işletmelerinde kişisel düşünen ve davranan iş sahiplerinin içine düştükleri açmaz budur. Onların değişime bakış açıları, takım oluşturma ve takım çalışması konusunda yaşadıkları sorunların en önemli nedeni olmaktadır. Aynı şekilde, değişim yanlısı olmayan insanlar da kendi doğrularında direndikleri için etkili takım oyuncuları olamamaktadırlar.

Takım oyuncuları, takımın ortak çıkarları ve takım arkadaşlarının beklentileri doğrultusunda kişisel çıkarlarından özveride bulunmaya, gerektiğinde inisiyatif, gerektiğinde de ek yükler almaya hazır ve istekli olmalıdır. Takım oyunu; öğrenme, uyum, disiplin, sürekli iletişim gerektiren ve aslında kolay olmayan bir süreçtir.

Takım üyeleri, farklı bilgilere, farklı kişisel amaç ya da yöntemlere sahip olabilirler. Hatta bazı durumlarda farklı inanç ve değerlerle de ilk bakışta çatışmacı görünen bir tablo sergileyebilirler. Bu farklılıkların hoşgörü ve anlayışla karşılandığı, çatışma nedenleri olarak değil, uyarıcı, yaratıcı, zenginleştirici boyutlar olarak görüldüğü durumlarda olağanüstü performansa sahip takımlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle, takım liderlerinin temel görevi ortak bir vizyon, perspektif ve olumlu tutum yaratmak olmalıdır. Takım üyelerinin büyük resmi görmesini, ortak amaca odaklanmasını ve takım olmanın bilincine varmasını sağlamak liderin sorumluluğudur. Liderler, bu süreçte takım üyelerini seçerken, eğitirken, yönlendirirken ve değerlendirirken özel bir dikkat ve çaba göstermelidirler.

Günümüzde, çoğu kez; çalışanları iş dışında bir araya getirmek, iyi günlerde, sosyal ortamlarda, yemek ve eğlencelerde birlikte bir şeyler yapmalarını sağlamak takım oluşturma süreci olarak algılanmaktadır. Oysa gerçekte takım oluşturmak; takım oyuncusu profiline sahip insanları bulmayı, bu insanların yetişeceği kurumsal iklimleri yaratmayı ve takım ruhunu sistematik bir şekilde ortaya çıkarmayı da içeren ciddi bir insan kaynakları yönetimi görevidir.

ibarutcugil@rcbadoor.com