Vizyoner Olmak
Prof. Dr. İsmet Barutcugil
Yetişkin insanlar hayatlarında irili ufaklı, günlük ya da haftalık, işleri ya da özel hayatları ile ilgili çeşitli planlar yaparlar, amaçlar belirlerler. Onları gerçekleştirmek için uğraş verirler. Bazen planları tutmadığında, amaçları gerçekleşmediğinde hayal kırıklıkları yaşarlar. Kendilerine ya da başkalarına kızarlar. Zaman zaman amaçlar belirlemenin ve planlar yapmanın boş bir uğraş olduğunu da düşünürler. Kadercilik, her şeyi oluruna bırakmak ve olacakları değiştirmenin elde olmadığına inanmak daha doğru gelir. Bunu yapmak, aslında kolaya kaçmak, mücadeleyi terk etmek, içsel gücü yitirmek ve yaşamın kontrolünü başkalarının eline vermektir.
Oysa hayatı bir büyük amaç için yaşadığına inanmak, yaptığı her şeyi, giriştiği her işi bu amaç ile değerlendirmek hayata büyük bir anlam ve yaşama zevki katacaktır. Büyük amaç, içteki ateşi yakacak, yolu aydınlatacak ve içsel gücü doruğa çıkaracaktır. Hayatı anlamsız ve zevksiz yaşamak istemeyenler her şeyden önce büyük amaçlarının ne olacağını belirlemeli, bu amaca odaklanmalı ve başkalarının da bunu bilmesini sağlamalıdır.
Büyük bir amaç belirlemek, hayata bir vizyon kazandırmaktır. Vizyon sahibi olmak neyi niçin yaptığını bilmektir. Eline aldığı işleri doğru yapmak değil doğru işleri ele alıp yapmaktır. Günü kurtarmaktan çıkarak geleceği yaratmaya odaklanmaktır. Yaptıklarını ve yapabileceklerini değil yapacaklarını ve yapılabileceklerin ötesini düşünmektir. Vizyon sahibi olmak daha fazlasını istemek ve bunun için yetenekleri, kaynakları zorlamaktır.
Vizyon sahibi olmak, hayal kurmaya benzer, ancak salt hayal etmek değildir. Geliştirici, uyarıcı, canlandırıcı yönlerinin yanı sıra vizyonun sistematik, mantıklı düşünme, hedefler belirleme ve eyleme geçme gibi yönleri de bulunmaktadır. Eyleme dönüşmediği sürece vizyon hayalden öteye geçemez.
Bir vizyonla yaşamak ve çalışmak; insanları önemsiz şeylerle zaman yitirmekten, anlamsız konuları sorun yapmaktan, insanlarla gereksiz yere uğraşmaktan alıkoyacaktır. İnsanı fiziksel, zihinsel ve duygusal anlamda güçlendirecek, doğruları ve yanlışları daha net görmesini, kararlarını daha sağlıklı vermesini ve bu kararları inançla ve disiplinle uygulamasını sağlayacaktır.
Vizyon, hayattan ne istediğinizi ve bunu niçin istediğinizi bilmenizi ve bunu kendinize (ve başkalarına) açıklamanızı sağlar. Vizyon inanç ve değerler sisteminizi oluşturmanızı ve bunu yaşamınızla uyumlaştırmanızı kolaylaştırır. Yaptığınız her işe bir anlam kazandırır. Enerji, tutku, tatmin düzeylerini yükseltir. Kendinizi işinize adarken hem daha fazla iş tatmini hem de daha kısa sürede daha yüksek performans elde edersiniz.
Bireysel anlamda söylenen tüm bu durumlar kurumsal anlamda işletmeler için de geçerlidir. Vizyon belirleyen ve bunun çalışanlar tarafından bilinmesini ve benimsenmesini sağlayan şirketler daha mutlu çalışma ortamları yaratmışlar ve daha yüksek performans elde etmişlerdir.
510 yıl kadar öncesinde ABDde en çok satılan kitaplar listesinde olan ve Türkçeye de çevrilen Built to Last Kalıcı Olmak isimli kitapta Collins ve Porras, çok sayıda şirketi karşılaştırmalı olarak incelemiş ve altı yıl kadar süren araştırmalarının sonucunda kalıcı olmanın formülünü vizyoner olmakta bulmuşlardır. Güçlü vizyonlara sahip şirketler rakiplerine oranla daha başarılı olmuşlardır. Araştırmaya konu olan ve hepsi 100 yılı aşkın firmalar arasında rekabetçi üstünlüğü elde edenler, vizyonlarına ulaşmak için daha doğru alanlarda, kaynaklarını daha verimli kullanarak, çalışanlarının performansını ve iş tatmini sağlayarak aynı sektörlerde vizyonları olmayan ya da daha zayıf kalan rakiplerini geride bırakmışlardır.
Çevremizde umutlarımızı, hayallerimizi, amaçlarımızı sınırlayan birçok olay, birçok olumsuz düşünceli eş-dost ya da çeşitli olanaksızlıklar olabilir. Bunlar, çoğu zaman da üst üste gelebilir. Ancak sonuçta kazanan insanlar ve organizasyonlar vizyonlarına sahip çıkanlar, inançlarını, yaşamlarını ve çalışmalarını vizyonları doğrultusunda geliştirenler olacaktır.
Vizyonunuzun ne olduğunu biliyorsanız, ona sahip çıkın ve peşinde cesaretle yürüyün. Vizyonunuz olmadığını düşünüyorsanız, çocukluğunuzdaki ya da ilk gençliğinizdeki hayallerinizi yoklayın, belki de vizyonunuzu orada keşfedeceksiniz. Eğer hiç hayalleriniz ve vizyonunuz olmadıysa en kısa zamanda kendinize zaman ayırın ve bir vizyon yaratın. Bir vizyonunuz olsaydı nasıl olurdu diye düşünün, sizi etkileyen insanların vizyonlarının ne olduğunu tahmin etmeye çalışın. Başkalarının vizyonlarından gerekirse kopya çekin ve bir vizyon yaratın. Bunun kısa sürede hayatınızda, işinizde ve ilişkilerinizde önemli bir fark yarattığını göreceksiniz.